Diplomalarım, okullarım, unvanlarım, meslek hayatım, ceketim, kravatım, hesap makinem, sosyal bağlantılarım ve damarlarıma nüfuz etmiş katı aile öğretilerim gideceğim yolda önümde engel olarak dikiliyor.

sürüden ayrı
Kılıç, öldürmek üzerine fazla kafa yormaz. Öldürdükten sonra vicdanında bir rahatsızlık olmaz. Artık iş bitmiştir. Pişmanlık söz konusu değildir. Carlos yok etmek, affetmek, yaşamak ya da ölmek gibi tercihlerde bulunmadan, kendi hayatı içinde nefes almayı almamaya tercih etmeden ilerledi. Carlos hareket etmenin, görmenin, dokunmanın, yer çekiminin, işitmenin, vakit ve dikkat kavramlarının kendisinde insan üstü mertebede algılanmasını sağlayan geçmiş hayatlarına minnettar kaldı.
Ben göründüğüm adam değilim. On yıldır doğum sancıları çeken, düşükler yapan, ölü bebeklerinden ders almayan sermaye piyasaları beni pırıl pırıl bir bankacıdan azap çeken bir derviş haline soktu. Bundan sonra doğacak sağlıklı bebeğe artık benim bakacak ne halim ne de gücüm kaldı.
İnsanlığın oluşumundan beri biriken tüm bilgiler yazları çocukluğumun geçtiği Erenköy Palabıyık Plajı'ndaki tek bir kum tanesinden fazla mı? Bilinmez… Her şey o kadar gizemli ve tuhaf ki, bence kabusların geldiği gerçek yerin cehennem olması ihtimali hiç de uzak bir ihtimal değil.
Biz üçümüz üzerimize düşen barışı da savaşı da alnımızda yazdığı surette yaşıyoruz. Ne eksik ne fazla. Şimdi birimiz kırk bir, birimiz altmış beş, en büyüğümüz yetmiş iki. Üç moruk fazla konuşmaya gerek görmeden anlaşabiliyoruz. Aslında onlar değişmedi sayılır. Ben yaşlandım.
Güldü… Yere devrilmiş koltuğu düzeltip oturdu. Kemerini çıkardı. Kasığından kavrayacak şekilde bacağının üst kısmını sıkıp bağladı. Yerde duran kılıcına ve benim tabancama aldırmadı bile. Hafifçe kırık bileğini ovuşturdu. "Hastaneye gitsen iyi olur" dedi. "Gerçi kırık burnun sana yakışacak ama parmak uçlarını yerine diktirmen gerekiyor. Belki yüzüne de beş on dikiş atarlar. Artık hiçbir zaman aynı gözükmeyeceksin korkarım. Kılıç izi kalır."
Diğer Romanları
© 2007 Hakan Karahan, Dünya Müzik